Revolução dos Cravos (Karanfil Devrimi)

Revolução dos Cravos

Devrim Öncesi Koşullar
1930’lardan beri Estado Novo (Yeni Devlet) adlı otoriter rejimin varlığını devam ettirdiği Portekiz, 1950’lerden itibaren sömürge topraklarında ciddi güçlüklerle karşılaştı. 1953’te, Hindistan kıyılarındaki Portekiz sömürgeleri olan Goa, Daman ve Diu’nun statülerinin belirlenmesi için Hindistan’ın yaptığı görüşme talebi reddedildi. 17 Aralık 1961’de, Hint birlikleri bu üç toprağı da Portekiz’in elinden aldılar. 1960’larda ise bu sefer Afrika’daki Portekiz sömürgeleri karıştı; 1961’de Angola’da başlayan karışıklıklar 1963’te Gine Bissau’ya, ertesi yıl da Mozambik’e yayıldı. Continue reading

Tagged , , , , , , ,

“Camide içki içti” denilen Öztürk konuştu: Hayatım karardı!

‘Camide içki içildiği’ iddiasına dayanak olarak gösterilen fotoğraftaki Emre Öztürk, “Elimdeki kola kutusu. Hayatımı kararttılar” diyor.

“Elimdeki kolaydı, bira kutusu dediler hayatım karardı”

Gezi Parkı eylemleri sırasında 2 Haziran gecesi Dolmabahçe civarındaki polisin müdahalesiyle çok sayıda kişi Bezm-i Âlem Valide Sultan Camii’ne sığınmıştı. Ancak ertesi gün sosyal medyada ve bazı gazeteler ile internet sitelerinde ‘Sığındıkları camide içki içtiler’ şeklinde haberler yayımlanmaya başladı. Ardından Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve hükümet yetkilileri camide içki içildiğini dile getirdi. Bu iddiaya dayanak olarak camide bulunan ve fotoğraflanan bir bira kutusu ve Emre Öztürk’ün yer aldığı fotoğraf karesi gösteriliyordu. Fotoğrafta Öztürk’ün elinde tuttuğu kutu içecek yuvarlak içine alınmıştı. Bu fotoğraf bazı gazetelerde ve birçok internet sitesinde yayımlandı. Sosyal medyada da kısa sürede yayıldı. Radikal dün Emre Öztürk’e ulaştı. Öztürk, elindekinin 330 ml’lik kutu kola olduğunu ifade ederek, “Bu fotoğraftan sonra babam beni evlatlıktan reddedeceğini söylüyor. Yedi yıl birlikte olduğum nişanlım, yüzüğü attı. Mahalledekiler kız kardeşimin yolunu kesip ‘Ağabeyin camide içki içmiş’ diyerek baskıda bulunuyorlar. Hayatımı kararttılar” dedi. Kuaför olan Öztürk 26 yaşında. Kartal’da oturuyor. Gezi Parkı eylemleri için Taksim’e gitmeye karar veren Öztürk, Dolmabahçe’ye kadar ilerleyebiliyor. Gerisini şöyle anlatıyor: Continue reading

Tagged , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

AKUT’UN MELİH GÖKÇEK’E CEVABI

“AKUT Başkanı Ali Nasuh Mahruki’nin, Melih Gökçek’in 20 Haziran’da Twitter’dan sorduğu aşağıdaki sorulara cevabıdır…”

İbrahim Melih Gökçek @06melihgokcek (20 Haziran 2013 Twitter):
KAMUOYU ADINA AKUT YETKİLİLERİNE SORUYORUM…GEZİ PARKI OLAYLARI BAŞLAMADAN HEMEN ÖNCE TÜRKİYE’NİN ÇEŞİTLİ VİLAYETLERİNDEN ÜYELERİNİZİ İSTANBUL’A DAVET ETTİNİZ Mİ? BİR İKİ HAFTA İÇİNDE TÜRKİYE DE BAYÜK OLEYLER OLACAĞINI SÖYLEDİNİZ Mİ? ÜYELERİNİZE BU OLAYLARDA KULLANMAK AZERE GAZ MASKESİ VE TELSİZ DAĞITTINIZ MI? DOKTOR GÖREVLENDİRMELERİ YAPTINIZ MI?ACİL KAMU OYU CEVAP BEKLİYOR. DEVLETİN SAVCILARININ OLAYI AYRICA DİKKATİNE SUNUYORUM…

Ali Nasuh Mahruki (20 Haziran 2013 Perşembe 23:22):
Melih bey merhaba, bu soruların dedikodusunu yapmadığınız ve buradan, herkesin içinde sorduğunuz için teşekkür ederim. Biz de bu aşağılık dedikoduyu ilk kez şimdi sizden duymuş olduk. Şeffaflık ilkesine olan inancımızdan dolayı, Kamuoyu adına sorduğunuz sorulara bacağım, dirseğim ve omzum kırık olmasına rağmen kaleme aldığım cevaplarımız aşağıdadır. Continue reading

Tagged , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Keşke yalnız bunun için kırsaydım seni!

Yayınlanma tarihi: 18 Haz 2013

Direnen Ankara öğrencilerinin provokatörler ve marjinal gruplar eşliğinde hazırladığı Dış Mihrak destekli video çalışmasıdır.
“Bu panoyu ben kırdım!”

Dünyanın bütün işçileri Türkiye için eyleme geçiyor

“ITUC 21 ve 22 Haziran günlerinde Türkiye ile dayanışma için dünya çapında eylem çağrısı yaptı. Biber gazı fabrikaları önünde de eylemler düzenlenecek”

Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu ITUC bütün üyelerini Taksim çevresinde ve Türkiye çapında düzenlenen eylemlere destk için 21 ve 22 Haziran günlerinde eyleme çağırdı.

ITUC’un çağrısıyla Türkiye Elçilikleri ve Konsoloslukları çevresinde eylemler düzenlenecek. Protesto mektupları sunulacak.

Bu eylemlerde Türkiye makamlarına şu talepler sunulacak:

  • Barışçıl gösterilere yönelik baskı ve saldırılara son verilsin. Protestocuların taleplerine çözüm üretilsin.
  • Mehmet Ayvalıtaş, Abdullah Cömert, Ethem Sarısülük ve Mustafa Sarı’nın yaşamını yitirmesinin sorumluları görevden alınsın ve yargılansın.
  • Taksim Meydanı dahil bütün kamusal alanlarda toplantı ve gösteri özgürlüğü sağlansın.
  • Protestolara katılan sendikacıların işten atılmaması güvence altına alınsın.
  • Barışçıl protestolarda gözaltına alınan yurttaşlar serbest bırakılsın.
  • Tutuklu KESK’liler serbest bırakılsın.
  • Grev ve diğer sendikal haklar önündeki engellerin kaldırılsın.
  • Yaralıların gerekli sağlık hizmetini alması sağlansın.
  • Sosyal medya üzerindeki engellemeler durdurulsun.
  • Biber gazı tedarikçileri önünde eylem

Brezilya ve Güney Kore’de Türkiye’ye gönderilen biber gazı mühimmatının üretildiği fabrikalar önünde eylemler düzenlenecek.

Sendika.Org

Tagged , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Alain Badiou on the Uprising in Turkey and Beyond / Türkiye Halkları Ayağa Kalkıyor

A large proportion of the educated youth all across Turkey are currently leading a vast movement against the government’s repressive and reactionary practices. This is a very important moment in what I have called “the rebirth of History.” In many countries around the world, middle school, high school, and university youth, supported by a part of the intellectuals and the middle class, are giving new life to Mao’s famous dictum: “It is right to revolt.” They are occupying squares and streets, symbolic places; they are marching, calling for freedom, “true democracy,” and a new life. They are demanding that the government either change its conservative politics or resign. They are resisting the violent attacks of the state police. These are the features of what I have called an immediate uprising : one of the potential forces of popular revolutionary political action – in this case, the educated youth and a part of the salaried petty bourgeoisie – rises up, in its own name, against the reactionary state. I enthusiastically say: it is right to do so! But in so doing it opens up the problem of the duration and the scope of its uprising. It is right to take action, but what is the real reason for it in terms of thinking, and for the future? The whole problem is whether this courageous uprising is capable of opening the way for a genuine historical riot. A riot is historical – as was the case only in Tunisia and Egypt, where the outcome of the struggle has still not been determined – when it brings together, under shared slogans, not just one but several potential actors of a new Continue reading

Tagged , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

This is Gezi Park

Gezi’de ağaç dikme çalışmaları sürüyor. Artık koruyacak daha çok ağacımız var!…

German Hospital / Police Forces attack Resisters

15th&16th of June, 2013 – Istanbul, Turkey

Police Attack in Sıraselviler Street, next to German Hospital
Police attack continued whole night in Istanbul starting from 20.51 on 15th of June until 06.00, next morning. This is the visual material we could record from our flat to document illegal and disproportionate use of police force. Since the street was full of tear-gas, we could not open our windows and therefore we could not record voices well.

Police shot tear-gas bombs directly onto people although they should have been shot with a 45-degree angle. German Hospital health officers and people inside have been affected by tear-gas. Police repelled people by their bombs and water cannons. Police attack is still going on all around Istanbul and in several other cities. Government stays blind to demands of us, the people. Mainstream media does not show the unlawful and inhuman state terror. PM incessantly threatens and provokes the people.

We are worried about our life safety.
Turkish government is the only responsible of the aftermath.

Tagged , , , , , , , , , , , ,

This is Gezi Park

 

Governor Mutlu:
“people likes water, they want water from TOMA…”
“halk sık bakalım sık bakalım diye tomalardan su istiyor, seviyorlar suyu”…

This is Gezi Park

 

Scane of the last nights…

#direngezi

This is Gezi Park

Saturday night at Gezi Park…

After Gezi Park

Halaskargazi, Pangaltı, Osmanbey, Nişantaşı, Teşvikiye, Şişli…

After Gezi Park

Bu al bayrak altında…

gezidenartakalanlar:

Yine gaz, yine duman.. #direngezi

gezidenartakalanlar:

Polis müdahalelerinden görüntüler #direngezi

gezidenartakalanlar:

Polis müdahalelerinden görüntüler #direngezi

gezidenartakalanlar:

Halk barikatları.. #direnturkiye

16 haziran’da Kızılay Meydanındaki protestolar esnasında bir kadın, polisin tazyikli su ile saldırısına maruz kaldı.
Kaynak: Reuters

A woman is attacked by water cannon during protests in Kizilay square in central Ankara, June 16, 2013. 
Source: Reuters

Tagged , , , , , , , , , , , , , , , , ,

What happened in Divan Hotel yesterday night?

image

I was there when police shot tear gas and plastic bullets inside Divan Hotel. Women, children were running

away with yelling out loud.

Injured people were in the ground, no doctor around and police shooting tear gas into infirmary.

There is minimum level of moral even during war. It’s not possible that using tear gas on children in any

war.

You can’t attack to a peaceful group sitting inside their tent without arms.

Places where injured people converted into infirmary can’t be tear gassed.

They can order to do so but, that order cannot be obeyed.

Whom in necessity of obeying the order ought to resign.

Even war morality has been torn apart.

“Don’t do” statement
Who says Government can’t do. Can’t attack so many children, did not know government.

We knew.

We saw Taksim in 1 May 1977. We lived through Sivas, Uludere. We remember how tortures and massacres

happened during the hunger strike in prisons while we’re still negotiating.

We knew how government could take whatever necessary to show off.

That is why a group of famous people and journalists had emergency meeting to give “Don’t do” message by

collecting signatures in the evening of Prime Minister gave signal of operation in the meeting.

But it was too late.

Toma’s were on the move.

GOVERNER of the city:

Then i called governer of İstanbul with concern. We had communication all day long. He knew the general

picture in there.

He knew children were removing barricades, political flags, some organisations deciding to remove tents

voluntarily. He knew the crowd were lessening. He was spoke to those children by finding himself in there

and learned they were not a terroist organization.

He said, i would like to join and have a cup of tea ehen the possibility of gathering in single tent as

resistence emerged.

I reminded him by saying “Don’t do. Consequences will be great. All our children there…”

I didn’t want nothing for my own child like he mentioned in press conference. My son was in resistence of

Ankara anyway.

Then he answered, “We’re warning since days ago. There is nothing more to do.
He was desperate.

Children and women:

Then i was at the other end of Divan Hotel of Gezi area.

sound of sound and gas bombs first, then fog and poison.

Crowd squezed to hotel when police sweep them towards back.

Security guarding doors closed had to open doors because of crowd.

They took children in first. 5-6 years old with gas masks being bigger than their face on them. I witnessed

how they were crying and yelling in extreme fear. Then women came. It was like a panic of sunking ship.

Gas rooms:

Then an extreme bulking started in panic.

People, passing out in hotel lobby, having fatigue, swearing runned to base floors and met with much more

gas.

We tried to go out when injured people were being moved to closed saloon.

Plastic bullet to be delivered to addresse.

I saw a police shooting plastic bullet by selecting target from right side of the hotel when i was in front

of the hotel.

Bullet missed my head only in few centimeters and hit hotel’s entrence door. Now gas inside, bullets

outside.

Then people runned back in the hotel with fear and cries.

Ballet saloon in base turned into a shelter. Then tens of people passed out being moved there, laid on the

ground, they tried to breath with whatever they had.

Everyone was having acut cough… You could hear “Find doctor, right away” cries.

Getting worse being moved outside in emergency by carrying from their arms.

Only defence we had was water solutions at hand prepared by people.

Children and old women being helped with that.

Don’t take me writing so calm, it was extreme.

Really extreme.

Not desperate.

İstanbul governor called in the middle of everything.

Asked how we are, i explained.

I thought he would say that he couldn’t obey this order, his consciousness is not taking it, he will resign.

Unless he felt uncomfortable because i said that he is “Desperate” in one of the call interviews i had. He

wanted to fix that. I said “We are suffering here. You’re looking for a fix.”

I tried to explain how they’re seeding anger into young minds having torture here.

Let me fix now; Governor was not desperate. He knew the solution; he was hoping solution will work.

Unfortunately he did not solve.

Then he met with press and expressed that those children did not use violence against police.

He himself prove how peaceful the crowd was.

Choosing violence:

Governments are choosing one of the two ways in case of these crisis.

Wise executives choose to flow away the accumulated energy by peacefull actions and consensus.

Those whom yielding their anger, gets arms and applies violence.

That shows what the qualification of the government.

Turkish government chose violence option yesterday…

Chose to cause whole country to uprise by pressing a peaceful protest with extreme violence in the eyes of world.

But on the other hand, they also gifted a unification sprit to the country which could only happen in case of war or earthquake. This will cost great in politics. Not for only those who gave the order but also for the ones obeying this order will bring serious consequenses.

Those youngsters who met with government for the first time will never forget the date of June 15, what happened there.

Wish they won’t do what government did to them. Don’t leave the path of peace by seeing how great political consequences can cause a civil resistence.

Can Dündar

Translate: Member of anonymous

Ps. i never ever translate fast for something in my life..this is just begining..continue to struggle

 

Can DÜNDAR!

Dün gece Divan Otel’de neler yaşandı ?

Polisler Divan Otel’e gaz sıkıp plastik mermi attığında oradaydım. Kadınlar, çocuklar çığlık çığlığa kaçışıyordu. 

Yaralılar yerlerde, doktor yok ve polis revire gaz bombası atıyor.

Savaşın bile asgari bir ahlakı vardır. Hiçbir savaşta çocuklara gaz sıkılmaz mesela…

Elinde silahı olmayan, çadırı içinde oturan, barışçı bir gruba böyle saldırılmaz.

Yaralıların revire çevirdiği mekânlar gaza boğulmaz.
Bu emri verenler olabilir, ama o emir uygulanmaz.

Uygulamak zorunda kalanlar arasından vicdan sahibi birileri çıkar, istifa eder.

Savaş ahlakı bile çiğnendi dün…

“Yapmayın” bildirisi
“Devlet yapamaz. Bunca çocuğun üstüne saldıramaz” diyenler, devleti tanımıyordu.

Biz tanıyorduk.

1 Mayıs 1977 Taksim’i görmüştük. Sivas’ı, Uludere’yi yaşamıştık. Açlık grevleri sırasında, hem de müzakerelerimiz sürerken nasıl cezaevlerine girilip katliam yapıldığını hatırlıyorduk.

Devletin, güç gösterisi için her şeyi göze alabileceğini biliyorduk.
O yüzden akşamüstü Başbakan, seçim meydanından operasyon işaretini verir vermez bir grup sanatçı, gazeteci acilen buluşup “Yapmayın” mesajını ortak imzaya açtık.

Ancak çok geçti.

Tomalar hareketlenmişti.

Vali’nin hali
Bunun üzerine endişeyle İstanbul Valisi’ni aradım. Gün boyu haberleşmiştik. Oradaki tabloyu biliyordu. 

Çocukların kendi iradeleriyle barikatları, parti flamalarını kaldırdığının, bazı kitle örgütlerinin çadırları kaldırma kararı aldığının, oradaki kitlenin nispeten azaldığının farkındaydı.
O çocuklarla buluşup konuşmuş, orada bir terör yapılanması olmadığını öğrenmişti.

Dayanışma’nın tek ve büyük bir çadırda toplanması ihtimali belirince “Ben de gidip orada bir çaylarını içmek isterim” demişti.

Bunları hatırlatıp, “Yapmayın. Çok ağır sonuçları olur. Hepimizin çocuğu var orada…” dedim. 

Sonradan basın toplantısında söylediği gibi kendi çocuğum için bir şey istemedim. OğlumAnkara’daki gösterideydi zaten…

Buna karşılık “Günlerdir uyarıyoruz. Artık yapacak bir şey kalmadı” diye cevap verdi.

Çaresizdi.

Çocuklar ve kadınlar
Az sonra Gezi Çarşısı’nın Divan Oteli tarafındaki ucundaydım.

Ses ve gaz bombalarının önce sesi, sonra sisi ve zehri yayıldı.

Polis, çadırdakileri arkaya doğru süpürdükçe kalabalık otele yığıldı.
Önce kapıları kapalı tutan korumalar, yığılma üzerine açtı.

Önce çocukları aldılar. 5-6 yaşında çocukların, yüzlerine bol gelen gaz maskeleri içinde, nasıl dehşet içinde çığlıklar atıp ağladığına tanık oldum. Ardından kadınlar girdi. Batan bir geminin paniği gibiydi.

Gaz odaları
Sonra panik halinde müthiş bir yığılma başladı.

Nefes almanın imkânsız olduğu otel lobisinde bayılanlar, fenalaşanlar, küfredenler, alt katlara doğru kaçıştı ve daha fazla gazla karşılaştı.

Yaralılar kapalı salona taşınırken dışarı çıkmayı denedik.

Adrese teslim plastik mermi
Tam otelin önündeyken, otelin sağ tarafından bir polisin hedef gözeterek otelin girişine doğru plastik mermi sıktığını gördüm.

Mermi gelip bir kafamın bir karış üzerinde, otelin giriş kapısına çarptı. Şimdi içerde gaz, dışarda kurşun vardı.

Ve insanlar çığlıklar atarak yeniden içeri, gaza doğru kaçıştı.
Yaralıların alındığı alt kattaki balo salonu, sığınağa döndü. O dakikadan itibaren baygın halde onlarca insan, oraya taşındı, yerlere yatırıldı, eldeki imkânlarla nefes almalarına çalışıldı.

Öksürük krizindeydi herkes… “Doktor bulun, hemen” çığlıkları işitiliyordu. 

Ağırlaşanları kollarına girip acilen dışarı taşıdılar.
Eldeki tek savunma malzemesi, su şişelerinde hazırlanmış solüsyonlardı. 

Gaz yiyen çocuklara ve yaşlı kadınlara onunla yardım edildi.
Böyle sakin ifadelerle yazdığıma bakmayın; feciydi.

Gerçekten feciydi.

Çaresiz değil
O tablonun ortasında İstanbul Valisi aradı.

Halimizi sordu; anlattım.

Bu emre itaat edemeyeceğini, vicdanının sızladığını, istifa ettiğini açıklayacak sandım.

Meğer bir telefon bağlantısında “Çaresizim” dediğini söylememden rahatsız olmuş; onu düzeltmek istemiş. “Burada boğuluyoruz. Siz düzeltme peşindesiniz” dedim.

Bu zulmü yaşayan gençlerin içine nasıl öfke tohumları ekildiğini anlatmaya çalıştım.

Bu vesileyle düzeltmiş olayım; Vali çaresiz değilmiş. Çareyi biliyordu; çözümden umutluydu. Ne yazık ki yapmadı.

Sonradan basının karşısına çıkıp o çocukların o saldırı karşısında polise karşı şiddet kullanmadığını da açıkladı.

Ne kadar barışçıl olduklarını bizzat kanıtladı.

Şiddet seçimi
Böyle krizler karşısında devletler iki yöntem izler:
Akıllı yöneticiler, biriken enerjiyi uzlaşmayla göğüsleyip barışçıl kanallara akıtmayı dener.

Öfkesine yenik düşenler, silaha sarılır ve şiddet uygular.
Bu, devletin niteliğini de belirler.

Türk devleti, şiddet seçeneğini seçti dün…

Dünyanın gözü önünde barışçıl bir gösteriyi hiddetle, şiddetle bastırarak bütün ülkeyi ayağa kaldırmayı tercih etti.

Ancak bir yandan da ülkeye ancak savaş, deprem hallerinde rastlanan bir dayanışma ruhuhediye ettiler. Bunun, ağır siyasi faturası olacaktır. Sadece emri verenler açısından değil, uyanlar açısından da ciddi sonuçları olacaktır.

Devletle ilk kez tanışan o gençler de 15 Haziran tarihini ve yapılanları unutmayacaktır.

Dileyelim devletin onlara yaptığını yapmaya kalkışmazlar.

Sivil itaatsizliğin ne kadar büyük bir siyasi sonuç doğurabildiğini görüp hükümetin bütün kışkırtmasına rağmen, barış yolundan ayrılmazlar.

Can Dündar

Tagged , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Turkish Police (TOMA) Car Water Stations but What is the orange things on the TOMA Car ? 

Are They Using Chemical Things ? 

Tagged , , , , , , , , , , , ,

A quick propaganda like creation, also I am out of exercise, but a great support for the people of Turkey!

Tagged , , , , ,

Member of the Turkish National Assembly  Taner Yıldız ;

AKP’s votes are reducing while increasing the knowledge of people

Tagged , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

cileklimojitos:

O apartmandan attığın her neyse anladın sen …

%d bloggers like this: